9 Temmuz 2013 Salı

Balık Yetiştiriciliği Yapmak ve Para Kazanmak

Balık yetiştiriciliği binlerce yıldan beri bilinen, yapılan ve diğer sektörlerle işbirliği içinde çalışan bir tarım koludur. Sanayi sektörü balıkçılık için, makineler, yemlikler, ekipmanlar üretir. Yem sanayi yemini yapar. İnşaat Sektörü havuzlarını, kuluçkahanelerini, işleme yerlerini inşa eder. İlaç sektörü ilacını aşısını üretir. Onun için balıkçılık, ekonominin önemli bir koludur. Dünyada en çok sazan ve alabalık yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Sazan yetiştiriciliği, dünyada 2-3 bir yıl, alabalık yetiştiriciliği ise yaklaşık 100 yıldır yapılmaktadır. Ülkemizde ise her iki balık ancak yaklaşık 20 yıldır yetiştirilmektedir.
 
Balık eti, protein bakımından koyun ve sığır gibi diğer hayvansal gıdalara göre daha iyidir. Çünkü yağ oranı onlara nazaran düşüktür. Daha besleyicidir ve lezzetlidir. Hazmı, kısa zamanda ve kolayca olmaktadır. Bu yüzden özellikle midesinden şikayetçi olanlara, hastalıktan sonra iyileşme döneminde olan insânlara, bedeni faaliyeti az olan meslek mensuplarına tavsiye edilmektedir. Bunun dışında, çocuklar ve yaşlılarda çok kolay ve rahatça balık yiyebilirler.

Balık etinin diğer bir özelliği, yağının insan sağlığı için çok uygun olmasıdır. Diğer hayvansal yağlar kalp, damar, beyin rahatsızlıklarına sebep olur ve yüksek tansiyonlu insanları da olumsuz olarak etkiler. Bu sebeple, çağımızda insanlarda hayvansal yağlara karşı bir korku vardır. Fakat balık etine karşı bu korku yersizdir. Çünkü balık etindeki yağlar, diğer hayvansal yağlardan dolayı oluşan kolesterolü parçalayan bir etkiye sahiptir. Bu yüzden kolesterolü yüksek hastalara, balık eti tavsiye edilmektedir. Hatta haftada bir balık yiyen insanlarda kalp ve damar hastalıkları hemen hemen hiç görülmemektedir.

Ayrıca, balık eti mineral ve vitamin bakımından da zengin bir gıdadır. 

  
Şekil 2. Balık yetiştirme tesisi.

Nüfusumuz hızla artmaktadır, ama toprağı işleyerek ve hayvan yetiştirerek elde ettiğimiz gıda maddelerimiz ise aynı hızla artış göstermektedir. Gıda maddelerimiz artmayınca da, beslenmemiz zorlaşmaktadır. İhtiyacımız olan besin maddelerini yeteri kadar almazsak, fiziksel olarak belki doyarız ama beslenmemiş oluruz. Beslenmemizde ihtiyacımız olan maddelerin en önemlisi hayvansal ´proteindir. Ergin bir insan, günde 35-40 g hayvansal protein almalıdır.

Şekil 3. Balık yetiştiriciliğinin diğer tarımsal üretimle ilişkisi.


BALIKLAR YEMİ ETE ÇEVİRME MAKİNESİDİR

Yetiştirdiğimiz sığır, koyun, tavuk gibi çiftlik hayvanları vücut sıcaklığını sabit tutmak için ilave yem tüketirler. Halbuki balıkların soğuk kanlı olmalarından dolayı, vücut sıcaklığını sabit tutmak gibi bir mecburiyetleri yoktur. Bu sebeple, daha az yem tüketirler ve yemden daha iyi yararlanırlar. Mesela; Sazan balığı sığırdan 2-2.5, tavşandan 1.5, domuzdan 1.3 kat, daha fazla yemden yararlanır. Sazan balığı üretimi için 2 kg. ve daha az yem gerekirken 1 kg. tavuk üretimi için 2.5-3 kg. yem gerekir.



Şekil 4. Balık yetiştirme havuzları


BALIK YETİŞTİRİCİLİĞİMİZ 
Balık yetiştiriciliğimizin çok iyi durumda olduğu söylenemez. Ülkemiz üzerinde bulunduğu iklim kuşağı nedeniyle, iç su ve deniz balıklarının yetiştiriciliğine çok uygundur. Yetiştiricilik yapabileceğimiz, buz gibi soğuk sularımız olduğu gibi, sıcak, acı ve tuzlu sularımızda bulunmaktadır. Halen iç sularımızda alabalık, sazan, denizlerimizde çipura, levrek ve Salmon (Somon) balığı yetiştirilmektedir.

Bugün, daha çoğu alabalık olmak üzere 350 civarında balık yetiştiriciliği yapan çiftliklerimiz vardır. Bu çiftliklerimizde yılda yaklaşık 5.500 ton balık üretilmektedir. Bu üretim tüm su ürünleri üretimimizin yaklaşık % 1.5´u kadardır. Dünyada yılda yaklaşık 100 milyon ton olan toplam ürünleri üretiminin yaklaşık % 13´ü yetiştiricilikten elde edilmektedir.

Bugün balık yetiştiriciliğine başlayacak olân üreticilerimiz şüphesiz 20 yıl önce yetiştiriciliğe başlayan meslektaşlarının karşılaştığı problemlerle karşılaşmayacaklardır. Ama gene de her işte olduğu gibi, bazı sorunların olacağını da unutmamalıdırlar. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür.

1. YETİŞTİRME ALANLARI 
Balık yetiştirme alanları, kendi arazilerimiz değil de, kamu arazileri veya su alanları ise bu arazilerin, kurulacak işletmeye tahsisi veya işletme haklarının kiralanması sağlanmalıdır.

2. YUMURTA VE YAVRU TEMİNİ 
İşletmenin ihtiyacı olan yumurta ve yavrular, kendi üretim tesisinde yetiştirilemiyorsa yavru ve yumurta alımını garanti altına almalı, bunların temin edilebileceği yerler belirlenmelidir.

3. YEM TEMİNİ

Balık yetiştirme tesisinin en önemli girdisi yemdir. Masrafların yaklaşık % 70´i yemden kaynaklanır. Yemin ucuz ve kaliteli olarak nereden temin edileceği daha önceden planlanmalıdır:

4. TECRÜBELİ İNSAN 
Balık yetiştiriciliği, hem yeni bir iş alanı olması, hem de çok değişik faktörlerden etkilenmesi, dolayısıyla, bilgili ve tecrübeli insan gücüne ihtiyaç gösterir.

5. HASTALIK

Hastalık, üretim havuzlarına girince balıkları kırıp geçirir. Hastalığın işletmeye girmemesi için tedbir alınırsa balıkların hastalıklara yakalanması da asgariye iner. Üretim havuzlarında hastalık gör üldüğünde, balıklar hemen ilaçlanmalı, aşılanmalı ve gerekli karantina tedbirleri alınmalıdır.

6. PAZARLAMA 
Bugün halkımızın büyük bir kesimi balık yeme alışkanlığı edinmiştir. Bu yüzden balık artık kolayca pazarlanabilmektedir. Elde edilen balık, insanların en çok ihtiyacı olduğu mevsimde pazara arz edilerek azami kar sağlanmasıdır.

Günümüzde üreticilerimiz balık yetiştiriciliğine daha çok önem vermektedirler. Yapılan yatırım da, bir-iki yıl içinde ürüne ve paraya dönüşmektedir.

Artık ülkemizde, modern balık yetiştiriciliği yapılmaktadır. Devletimiz de bu yetiştiricilik kolunun gelişmesi için her türlü tedbiri almaktadır. Bu nedenlerle, balık yetiştiriciliğimizin geleceği aydınlıktır. Balık avlayanlara rasgele dendiği gibi bizde yetiştiricilik yapanlara bol ürünler diyoruz.

Şekil 5. Balık yetiştirme tesisi




Şekil 6. Deniz balığı yetiştirme tesislerinden genel görünüm.



Şekil 7. Balık üretim alanı olarak bir dalyandan görünüm.



Şekil 8. Deniz balığı yetiştirme alanı olarak ağ kafeslerden genel görünüm.
  

Şekil 9. Ağ kafeslerde yetiştirilen balıklar


30.000 TON ÇİPURA, LEVREK VE ALABALIK YETİŞTİRME KAPASİTESİ


Balık Yetiştiriciliği
30.000 TON ÇİPURA, LEVREK VE ALABALIK YETİŞTİRME KAPASİTESİ
Kılıç Deniz´e bağlı olarak Bafa, Ören, Akarca ve Güvercinlik´de faaliyet gösteren kuluçkahanelerde üretilen çipura ve levrek yavruları, yaklaşık 3 5 gr. ağırlığa eriştiğinde, kafes işletmelerindeki yavru tesislerine aktarılarak, 20 m. çaplı HDPE kafeslere yerleştirilir.
Yavrular su sıcaklığına bağlı olarak günde 5-8 öğün yemlenir.
Büyük bir dikkat ve özenle bakılarak yaklaşık 30-40 gr. aralığına getirilen yavrulardan çipuralar, onlar için özel olarak üretilen ağların takılı olduğu, 30-50 m. çapındaki HDPE kafeslere aktarılır. Ardından da büyütme tesislerine gönderilir. Bu işlem, ilerde oluşabilecek boy farkının kapatılabilmesi ve sağlıklı büyümenin sağlanabilmesi için yapılmaktadır.
Levrekler, çipuralara göre hastalıklara karşı daha hassas olduklarından, 30-50 gr. ağırlığında iken enjeksiyon yöntemi ile teker teker aşılanır ve bu uygulama sonrası boylanıp sayılarak 30-50 m çaplı HDPE kafeslerine aktarılır. Sonrasında da çipuralar gibi büyütme tesislerine gönderilir.
Büyütme tesislerinin %100´ü açık deniz-off shore sistemleri olup, otomatik yemleme sistemleri ve su altı ile su üstü kameraların kullanıldığı son teknolojiye sahip ünitelerdir. Deneyimli mühendis, dalgıç ve uzman personelin çalıştığı bu sistemlerde, gerek su altı gerek su üstü kontroller büyük bir dikkat ve özveri ile yapılmaktadır.
Farklı türler olarak; sinarit, fangri, mercan üretimine de başlanmış ve bu balıklar pazara sunulmuştur. Mırmır, sivriburun ve minekop balıklarında ise deneme üretimleri devam etmektedir.
Balıklarımızın büyümesinde en önemli faktör olan balık yemleri, Kılıç Deniz bünyesindeki Kılıç Yem Fabrikası´ndan Aqua K markası ile tedarik edilmektedir.
Levrek balıkları 16-22 ay, çipura balıkları 13-14 ay sonunda porsiyonluk boya ulaşmakta ve pazara sunulmak üzere yine holding bünyesindeki paketleme tesisine gönderilmektedir.
Kafes işletmelerinde, balıkların kuluçkahaneden gelişinden paketlemeye gönderildiği ana dek yapılan tüm işlemler kayıt alına alınmakta ve sistemlerin tamamında balıklar izlenebilmektedir.
Kılıç Deniz Kafes İşletmeleri çevre mevzuatına uymayı, çevre kirlenmesine neden olabilecek etkenleri kontrol altında tutarak çevreye verilebilecek kirlilik ve zararı en aza indirmeyi ilke haline getirmiştir. Bu işletmeler, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi belgelerine sahiptir.
İÇ SU BALIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ
Kılıç Deniz bünyesindeki alabalık yetiştirme faaliyetleri Kahramanmaraş Sır Barajı, Kayseri Bahçecik Barajı ve Gaziantep Karkamış Baraj göletinde devam etmektedir. Tüm baraj göletlerindeki üretim, 6.725 ton kapasiteye ulaşmıştır.
Alabalık üretiminde deniz balıklarındaki tecrübemizden yararlanarak, çok kısa bir sürede Avrupa´nın en iyisi olmak birinci hedefimizdir...


Yavru Balık Üretimi 1997 yılında 4 milyon adet/yıl kapasiteyle Ören Kuluçkahane Tesisi´nde çipura ve levrek yavrusu deneme üretimine başlayan Kılıç Deniz, dünyanın en büyük çipura ve levrek yavru üretim kapasitesine sahip lider kuruluşudur.
Kılıç Deniz, 2012 yılı itibariyle yıllık 320 milyon yavru balık üretim kapasitesini sahiptir.

Kılıç Deniz, son 3 yıldır ürettiği yavru balıkların bir kısmını her yıl artan bir miktarda ihraç etmektedir.
İhracat yapılan ve çalışmaları sürdürülen ülkeler, sırasıyla Yunanistan, Tunus, Fas, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri´dir.
Gerek yurti içi, gerek yurt dışı canlı yavru balık nakliyesi amacıyla kullanılan geniş bir araç filosunun yanısıra, sahip olunan 28 m ve 42 m´lik 2 adet özel yavru balık nakliye gemisi de bu alanda hizmet vermektedir.
Ar-Ge Proje Geliştirme ve Üretim Birimleri´nin ortaklaşa çalışmasıyla birçok yeni proje hayata geçirilmiştir. Bazı projeler de yoğun çalışmalarla uygulamaya geçme aşamasına gelmiştir.
Üniversitelerle "Sanayi-Üniversite" işbirliği çerçevesinde yürütülen projeler yanında, AB bünyesinde de ortak araştırma işbirlikleri sürdürülmektedir.
Ar-Ge çalışmaları, mevcut iş geliştirmenin yanında, ağırlıklı olarak yeni tür balıkların üretilmesine ilişkin biyo-teknolojik çalışmalardır. Bugüne kadar çipura ve levrek üretiminin dışında sinarit, fangri, mercan, mırmır, karagöz, minekop, sarıkuyruk, kefal, sarıağız, sivriburun, laos, kalkan ve mersin balıklarının yavruları ticari boyutta üretime katılmıştır. Halen yoğun bir şekilde kalkan, mersin, kefal, sarıağız balıklarının üretim çalışmaları devam etmektedir. İlerleyen yıllarda üretim miktarlarının artırılması planlanmaktadır.
Konusunda uzman deneyimli personel kadrosuna sahip her bir tesiste öncelikli hedef, gelişen teknolojiyi takip ederek en kaliteli, sağlıklı ve uygun maliyetli yavru balık üretiminin gerçekleştirilmesidir.
2004 yılında devreye giren mikrobiyoloji laboratuvarındaki deneyimli veteriner, mikrobiyolog ve su ürünleri mühendislerinden oluşan kadro, bir ilke imza atarak, hem iç bünye için balık sağlığı yönünden üretime destek vermekte, hem de satış sonrası teknik hizmet sunma anlayışıyla çalışmalar yapmaktadır.
Satışı yapılan yavru balıklar, balık sağlığı ekipleri tarafından muayene edilip, mikrobiyolojik analizleri yapılarak "Sağlık Sertifikası" ile müşteriye teslim edilmektedir. Bunun yanında tesislerde aşılanan her yavru balığa "Aşı Sertifikası" da düzenlenmektedir.
Yavru balık üretim tesisleri, 2005 yılında almaya hak kazandığı ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi ile kalitesini kanıtlamıştır. Ayrıca tüm üretim bir izlenebilirlik programıyla takip altında tutulmaktadır.


Balık Yetişriciliği Su Havalandırma Cihazı Tanıtım videosu :

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=uOl06tVl0Bs


Çevre ve Orman Bakanlığından:
DENİZLERDE KURULAN BALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ TESİSLERİNİN İZLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
Amaç ve Kapsam
MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, denizlerde yapılacak balık yetiştiriciliği faaliyetlerinden kaynaklanan veya kaynaklanabilecek kirliliğin izlenmesine yönelik ilke ve esasların belirlenmesidir.
Dayanak
MADDE 2 (1) Bu Tebliğ, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili hükümleri ile 31/12/2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin 54 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3- (1) Bu Tebliğde geçen;
a) Bakanlık: Çevre ve Orman Bakanlığını,
b) Referans noktası: Yetiştiricilik tesislerinde yer alan kafeslerin herhangi birinden 5001000 metre arasında, hâkim akıntı yönü dışında seçilen ve koordinatları belirlenen bir noktayı,
c) Yetiştiricilik tesisi: Karada faaliyet gösteren adaptasyon üniteleri hariç olmak üzere yavru balıkların hasat edilme zamanına kadar yetiştirildiği tesisleri,
ifade eder.
İlke ve esaslar
MADDE 4 (1) Yetiştiricilik tesislerinden kaynaklanan atıklar, tüketim fazlası olarak kalan yemler, dışkılar ve boşaltım ürünlerinin oluşturduğu çözünmeyen veya çözülebilir karakterde olan maddelerdir. Bunlar, organik karbon, azot ve fosfor fraksiyonlarıdır. Çevreye etkileri çiftliğin büyüklüğü ve ortamın hidrografisine bağlı olarak değişmektedir. Organik atığın mikrobial bozunması; amonyak, nitrat, nitrit, fosfat ve diğer inorganik maddelerin açığa çıkmasının başlıca nedenleridir. Atıkların denizel ortama girişi sadece su kalite parametrelerini değiştirmekle kalmayıp bentik canlıları etkilemekte habitat değişimine neden olmakta ve ötrofikasyon riskini artırmaktadır. Bu nedenler dikkate alınarak yetiştiricilik alanlarında kirlilik izlemesinin yapılması esastır.
(2) Yetiştiricilik tesislerinin yükümlülükleri şunlardır:
a) Yetiştiricilik tesisleri, tesislerinin çevreye olabilecek etkilerinin izlenmesinden ve kayıtlarının tutulmasından sorumludur.
b) Yetiştiricilik tesisleri faaliyete geçmeden önce, tesisisin kurulacağı alana ilişkin mevcut durumun belirlenmesi amacıyla bu Tebliğin 6 ncı maddesinde belirtilen ölçüm ve analizleri yaptırmakla yükümlüdürler.
c) Yetiştiricilik tesislerinin faaliyet göstereceği alanda yapılan analiz sonuçlarının kıyaslanabilmesi amacıyla, bu Tebliğin 6 ncı maddesinde belirtilen ölçümlerin, referans noktasında dip, orta ve yüzey olmak üzere 3 seviyede de yapılması zorunludur.
ç) Yetiştiricilik tesisleri, izlemenin sonuçlarını denetim esnasında ilgililere göstermek zorundadırlar.
d) Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda, balık yetiştiriciliği işletmecilerinden kontrol amaçlı numune aldırarak analizini isteyebilir.
Numune alma ve saklama koşulları
MADDE 5- (1) Numune alma ve saklama koşulları aşağıda belirtildiği şekildedir.
a) Deniz ortamından numune alma; numunenin alındığı tarih, saat, meteorolojik şartlar (yağış, hava sıcaklığı, rüzgâr durumu) ve su sıcaklığı belirtilerek yapılır. Numune alma noktalarının koordinatları, noktanın derinliği, o noktadaki toplam su derinliği kaydedilir.
b) Tesisi temsil edecek şekilde, tesisin 20şer metre açığından ve tesisin 4 kenarından ve ortasından olmak üzere toplam beş noktadan ve her örnekleme noktasında yüzeyden, ortadan ve dipten olmak üzere toplam üç derinlikten örnekleme suretiyle numune alınır.
c) Numune alma, saklama ve analiz yöntemleri ile ilgili olarak 7/1/1991 tarihli ve 20748 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma ve Analiz Metotları Tebliği hükümlerine uyulur.
İzleme
MADDE 6 (1) Balık yetiştiriciliği yapan gerçek ve tüzel kişilere ait tesisler, faaliyete geçmelerini müteakip, aşağıda yer alan Tablo-1de belirtilen kriterlere göre izlenir.
Tablo-1
PARAMETRE DİP ÇÖKELTİSİ SU KOLONU
pH -
AKM -
Secchi Diski Derinliği -
Tuzluluk  -
Sıcaklık -
Çözünmüş Oksijen -
Amonyum Azotu -
Toplam Azot -
Toplam Fosfor -
Klorofil-a -
Toplam Organik Karbon  -

(2) Bu maddenin Tablo-1de belirtilen parametrelere ilave olarak, alandaki bentik flora ve fauna türleri ile birlikte Beggiatoa bakterilerinin dağılımı (Standart Metod No: 9240) tespit edilir.
(3) 24/1/2007 tarihli ve 26413 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Denizlerde Balık Çiftliklerinin Kurulamayacağı Hassas Alan Niteliğindeki Kapalı Koy ve Körfez Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında değerlendirilen balık çiftliği yetiştiricilik tesislerinin izlenmesi, adı geçen Tebliğ hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilir. Bununla birlikte bu kapsamda değerlendirilen tesisler, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan Tablo-1deki dip çökeltisi analizleri ile ikinci fıkrasında belirtilen bentik flora ve fauna türleri ile birlikte Beggiatoa bakterilerinin dağılımına ilişkin tespitleri, yetiştiricilik alanında ve referans noktasında yapmakla yükümlüdürler.
Ölçüm ve analiz
MADDE 7 (1) Bu Tebliğin 6 ncı maddesinde belirtilen parametrelerle ilgili ölçüm ve analizler Çevre ve Orman Bakanlığınca yetki verilen Üniversiteler ile özel veya kamu kurum ve kuruluş laboratuvarlarında yapılır.
İzleme periyodu ve raporlama
MADDE 8 (1) Balık çiftliklerinin izlenme periyodu ve analiz sonuçları aşağıda belirtildiği şekilde raporlanır.
a) Bu Tebliğin 6 ncı maddesinde belirtilen parametrelerden su kolonunda yapılacak analizler her yılın Ağustos ayında olmak üzere yılda bir defa yapılır ve referans ölçümleri ile çiftlik alanında yapılan ölçüm ve analizlerin karşılaştırmalı olarak hazırlanan değerlendirme raporu her yılın Aralık ayı sonuna kadar İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne sunulur.
b) Tesis sahibi tarafından, bu Tebliğde belirtilen süre dahilinde belirlenen numune alma tarihleri, İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne bildirilir.
c) Dip çökeltisinde ve bu Tebliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen parametrelerin ölçümü üç yılda bir Ağustos ayında yapılır ve referans ölçümleri ile çiftlik alanında yapılan ölçüm ve analizlerin karşılaştırmalı olarak (% li ifadelerle) hazırlanan değerlendirme raporu her yılın Aralık ayı sonuna kadar İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne sunulur.
ç) Hazırlanan değerlendirme raporları en geç Aralık ayı sonuna kadar Bakanlık Merkez Teşkilatı ile İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne yazılı ve elektronik ortamda sunulur.
d) Hazırlanacak raporlarda yapılacak değerlendirmelerde geçmiş yıllardaki veriler de dikkate alınarak deniz ekosisteminde yarattığı değişimlere göre alınması gereken tedbirler belirtilir. Ayrıca raporlar içinde her yılın Ağustos ayında yapılacak koordinat tespiti de yer alır.
İstisnai haller
MADDE 9- (1) Doğal afetler, sonucu etkileyecek aşırı meteorolojik şartlar ve/veya kaza durumunda; olağanüstü halin resmi olarak belgelenmesi halinde rapor bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilir.
(2) Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartların numune alımını engellemesi ve bu durumun resmi olarak belgelenmesi halinde; numune, söz konusu olağanüstü halin geçmesini müteakip bir hafta içinde alınır ve hazırlanan raporda bu hususlar detaylı olarak belirtilir.

Denetim ve Yaptırım
MADDE 10 (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan balık yetiştiriciliği tesisleri Çevre Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre denetlenir. Yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine Çevre Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre yaptırım uygulanır.
(2) 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 21/11/2008 tarihli ve 27061 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre Denetimi Yönetmeliğinin 6 ncı maddesi gereğince denetimle ilgili olarak balık yetiştiriciliği tesisleri, ölçüm ve analiz giderlerini karşılamakla yükümlüdürler.
Yürürlük
MADDE 11 (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 12 (1) Bu Tebliğ hükümlerini Çevre ve Orman Bakanı yürütür



Çevre ve Orman Bakanlığından:
DENİZLERDE KURULAN BALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ TESİSLERİNİN İZLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
Amaç ve Kapsam
MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, denizlerde yapılacak balık yetiştiriciliği faaliyetlerinden kaynaklanan veya kaynaklanabilecek kirliliğin izlenmesine yönelik ilke ve esasların belirlenmesidir.
Dayanak
MADDE 2 (1) Bu Tebliğ, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili hükümleri ile 31/12/2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin 54 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3- (1) Bu Tebliğde geçen;
a) Bakanlık: Çevre ve Orman Bakanlığını,
b) Referans noktası: Yetiştiricilik tesislerinde yer alan kafeslerin herhangi birinden 5001000 metre arasında, hâkim akıntı yönü dışında seçilen ve koordinatları belirlenen bir noktayı,
c) Yetiştiricilik tesisi: Karada faaliyet gösteren adaptasyon üniteleri hariç olmak üzere yavru balıkların hasat edilme zamanına kadar yetiştirildiği tesisleri,
ifade eder.
İlke ve esaslar
MADDE 4 (1) Yetiştiricilik tesislerinden kaynaklanan atıklar, tüketim fazlası olarak kalan yemler, dışkılar ve boşaltım ürünlerinin oluşturduğu çözünmeyen veya çözülebilir karakterde olan maddelerdir. Bunlar, organik karbon, azot ve fosfor fraksiyonlarıdır. Çevreye etkileri çiftliğin büyüklüğü ve ortamın hidrografisine bağlı olarak değişmektedir. Organik atığın mikrobial bozunması; amonyak, nitrat, nitrit, fosfat ve diğer inorganik maddelerin açığa çıkmasının başlıca nedenleridir. Atıkların denizel ortama girişi sadece su kalite parametrelerini değiştirmekle kalmayıp bentik canlıları etkilemekte habitat değişimine neden olmakta ve ötrofikasyon riskini artırmaktadır. Bu nedenler dikkate alınarak yetiştiricilik alanlarında kirlilik izlemesinin yapılması esastır.
(2) Yetiştiricilik tesislerinin yükümlülükleri şunlardır:
a) Yetiştiricilik tesisleri, tesislerinin çevreye olabilecek etkilerinin izlenmesinden ve kayıtlarının tutulmasından sorumludur.
b) Yetiştiricilik tesisleri faaliyete geçmeden önce, tesisisin kurulacağı alana ilişkin mevcut durumun belirlenmesi amacıyla bu Tebliğin 6 ncı maddesinde belirtilen ölçüm ve analizleri yaptırmakla yükümlüdürler.
c) Yetiştiricilik tesislerinin faaliyet göstereceği alanda yapılan analiz sonuçlarının kıyaslanabilmesi amacıyla, bu Tebliğin 6 ncı maddesinde belirtilen ölçümlerin, referans noktasında dip, orta ve yüzey olmak üzere 3 seviyede de yapılması zorunludur.
ç) Yetiştiricilik tesisleri, izlemenin sonuçlarını denetim esnasında ilgililere göstermek zorundadırlar.
d) Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda, balık yetiştiriciliği işletmecilerinden kontrol amaçlı numune aldırarak analizini isteyebilir.
Numune alma ve saklama koşulları
MADDE 5- (1) Numune alma ve saklama koşulları aşağıda belirtildiği şekildedir.
a) Deniz ortamından numune alma; numunenin alındığı tarih, saat, meteorolojik şartlar (yağış, hava sıcaklığı, rüzgâr durumu) ve su sıcaklığı belirtilerek yapılır. Numune alma noktalarının koordinatları, noktanın derinliği, o noktadaki toplam su derinliği kaydedilir.
b) Tesisi temsil edecek şekilde, tesisin 20şer metre açığından ve tesisin 4 kenarından ve ortasından olmak üzere toplam beş noktadan ve her örnekleme noktasında yüzeyden, ortadan ve dipten olmak üzere toplam üç derinlikten örnekleme suretiyle numune alınır.
c) Numune alma, saklama ve analiz yöntemleri ile ilgili olarak 7/1/1991 tarihli ve 20748 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma ve Analiz Metotları Tebliği hükümlerine uyulur.
İzleme
MADDE 6 (1) Balık yetiştiriciliği yapan gerçek ve tüzel kişilere ait tesisler, faaliyete geçmelerini müteakip, aşağıda yer alan Tablo-1de belirtilen kriterlere göre izlenir.
Tablo-1
PARAMETRE DİP ÇÖKELTİSİ SU KOLONU
pH -
AKM -
Secchi Diski Derinliği -
Tuzluluk  -
Sıcaklık -
Çözünmüş Oksijen -
Amonyum Azotu -
Toplam Azot -
Toplam Fosfor -
Klorofil-a -
Toplam Organik Karbon  -

(2) Bu maddenin Tablo-1de belirtilen parametrelere ilave olarak, alandaki bentik flora ve fauna türleri ile birlikte Beggiatoa bakterilerinin dağılımı (Standart Metod No: 9240) tespit edilir.
(3) 24/1/2007 tarihli ve 26413 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Denizlerde Balık Çiftliklerinin Kurulamayacağı Hassas Alan Niteliğindeki Kapalı Koy ve Körfez Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında değerlendirilen balık çiftliği yetiştiricilik tesislerinin izlenmesi, adı geçen Tebliğ hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilir. Bununla birlikte bu kapsamda değerlendirilen tesisler, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan Tablo-1deki dip çökeltisi analizleri ile ikinci fıkrasında belirtilen bentik flora ve fauna türleri ile birlikte Beggiatoa bakterilerinin dağılımına ilişkin tespitleri, yetiştiricilik alanında ve referans noktasında yapmakla yükümlüdürler.
Ölçüm ve analiz
MADDE 7 (1) Bu Tebliğin 6 ncı maddesinde belirtilen parametrelerle ilgili ölçüm ve analizler Çevre ve Orman Bakanlığınca yetki verilen Üniversiteler ile özel veya kamu kurum ve kuruluş laboratuvarlarında yapılır.
İzleme periyodu ve raporlama
MADDE 8 (1) Balık çiftliklerinin izlenme periyodu ve analiz sonuçları aşağıda belirtildiği şekilde raporlanır.
a) Bu Tebliğin 6 ncı maddesinde belirtilen parametrelerden su kolonunda yapılacak analizler her yılın Ağustos ayında olmak üzere yılda bir defa yapılır ve referans ölçümleri ile çiftlik alanında yapılan ölçüm ve analizlerin karşılaştırmalı olarak hazırlanan değerlendirme raporu her yılın Aralık ayı sonuna kadar İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne sunulur.
b) Tesis sahibi tarafından, bu Tebliğde belirtilen süre dahilinde belirlenen numune alma tarihleri, İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne bildirilir.
c) Dip çökeltisinde ve bu Tebliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen parametrelerin ölçümü üç yılda bir Ağustos ayında yapılır ve referans ölçümleri ile çiftlik alanında yapılan ölçüm ve analizlerin karşılaştırmalı olarak (% li ifadelerle) hazırlanan değerlendirme raporu her yılın Aralık ayı sonuna kadar İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne sunulur.
ç) Hazırlanan değerlendirme raporları en geç Aralık ayı sonuna kadar Bakanlık Merkez Teşkilatı ile İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne yazılı ve elektronik ortamda sunulur.
d) Hazırlanacak raporlarda yapılacak değerlendirmelerde geçmiş yıllardaki veriler de dikkate alınarak deniz ekosisteminde yarattığı değişimlere göre alınması gereken tedbirler belirtilir. Ayrıca raporlar içinde her yılın Ağustos ayında yapılacak koordinat tespiti de yer alır.
İstisnai haller
MADDE 9- (1) Doğal afetler, sonucu etkileyecek aşırı meteorolojik şartlar ve/veya kaza durumunda; olağanüstü halin resmi olarak belgelenmesi halinde rapor bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilir.
(2) Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartların numune alımını engellemesi ve bu durumun resmi olarak belgelenmesi halinde; numune, söz konusu olağanüstü halin geçmesini müteakip bir hafta içinde alınır ve hazırlanan raporda bu hususlar detaylı olarak belirtilir.

Denetim ve Yaptırım
MADDE 10 (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan balık yetiştiriciliği tesisleri Çevre Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre denetlenir. Yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine Çevre Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre yaptırım uygulanır.
(2) 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 21/11/2008 tarihli ve 27061 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre Denetimi Yönetmeliğinin 6 ncı maddesi gereğince denetimle ilgili olarak balık yetiştiriciliği tesisleri, ölçüm ve analiz giderlerini karşılamakla yükümlüdürler.
Yürürlük
MADDE 11 (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 12 (1) Bu Tebliğ hükümlerini Çevre ve Orman Bakanı yürütür



Organik su ürünleri üretiminin genel kuralları aşağıda belirtilmiştir.a) Yetiştiriciliğin gerçekleştirileceği suyun özellikleri, müteşebbis veya yetkilendirilmiş kuruluş tarafından analiz ettirilerek uygunluğu yetkilendirilmiş kuruluşca onaylanır. Kirlenme varsa, sorun giderilmeden su ürünleri üretimi yapılamaz.
b) Yetiştiricilik birimi, önemli bir kirlilik kaynağı olan yerleşim yerinde veya akarsu yatağında olmamalıdır. İşletmede kullanılacak suyun, alındığı kaynağındaki ekolojik denge bozulmamalıdır. Havuz tipi balık çiftliklerinde üretim alanının en az %5?i üzerinde müdahale olmaksızın doğal bitki örtüsünün gelişimine imkan verilir.
c) Bakanlıktan aldığı izinle yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapan müteşebbis geçiş sürecine alınır. Su ürünleri üretiminde geçiş süreci organizmanın türüne, dikkate alınan hayat döngüsüne veya üreme süresine, yetiştiricilik tekniği, su özellikleri ve tesisin yapıldığı yerin geçmişte kullanımına göre yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kararlaştırılır. Geçiş süreci konvansiyonel üretimden gelen materyaller için yaşam süresinin en az 2/3?ü kadardır.
d) Su ürünleri üretimi, çevre korumaya uygun olmalı, atıklar çevreye zarar vermemeli, biyolojik çeşitlilik teşvik edilmeli, tür ve alt türlerin seçiminde kapasiteler ve yerel koşullara uyum göz önüne alınmalı, su yapısının korunması için bütün tedbirler alınmalıdır. Üretim alanından doğaya kaçışları ve doğadan üretim alanlarına girişleri engelleyici tedbirler alınmalıdır. Üretim alanlarını yırtıcı kuşlar ve diğer hayvan türlerinden korurken yağmacı hayvanlara fiziksel olarak zarar vermeyen tedbirler alınmalıdır. Üretimde kullanılan ekipmanlar, boyalar organik üretim prensiplerine uygun seçilmelidir. Canlıya zarar vermemek koşuluyla markalama yapılabilir.
e) Yetiştiricilik tesislerinde, üretim faaliyetlerinin tümü yetkilendirilmiş kuruluşun kontrolünde gerçekleştirilir.
f) Su canlıları organik tarım kurallarına uygun olarak üretilmeli, beslemede organik olarak üretilmiş yem ve yem katkı maddeleri kullanılmalıdır. Yemler, gelişimin çeşitli evrelerindeki canlıların beslenme gereksinimlerini karşılarken doğal lezzeti bozmamalıdır. Hayvansal orjinli kan unu, kemik unu gibi sentetik kimyasal muamele görmüş yemler kullanılamaz. Üreticinin yem maddelerinin tamamını organik tarımdan sağlayamaması halinde, konvansiyonel yemin oranı % 20?yi geçmemek üzere ve belirli sürede yetkilendirilmiş kuruluş kontrolünde kullanımına izin verilir. Balık etine renk verici sentetik maddeler ile doğal olmayan yöntemler kullanılamaz.
g) Su ürünlerinin beslenme gereksinimlerini temin etmek için, bazı besin ilaveleri kullanılması gerektiğinde, vitamin ve mineraller yetkilendirilmiş kuruluşca verilecek izne göre kullanılabilir. Yaş yemlerin kullanılmasına izin verilmez.
h) Yem katkı maddeleri organik tarım Yönetmeliğinin Ek-7?sinde verilenlerdir. Yem ve diğer besin maddeleri genetik yapısı değiştirilerek elde edilmiş yada kısmi olarak bunlardan türetilmiş ürünleri, katkıları ve tamamlayıcı maddeleri içeremez.
ı) Balık yemlerinin bulunduğu alan organik tarım kurallarına uygun olmalıdır. Siloda muhafaza edilen yemlerde organik olarak üretilmiş, organik tarım Yönetmeliğinin Ek-7?sinde belirtilmiş olan koruyucu ve katkılar kullanılabilir.
j) Üretimi ve büyümeyi teşvik edici sentetik maddelerin kullanımı yasaktır. Ancak; yetiştiriciliği yapılan aynı canlı türünden alınmak koşuluyla, balık yetiştiriciliğinde hipofiz enjeksiyonu yetkilendirilmiş kuruluşun izni ile yapılabilir.
k) Doğal olarak hastalığa dayanıklı tür ve alt türlerin seçimine dikkat edilmelidir. Nesli tehlike altında olan türler tercih edilebilir.
l) Stok yoğunluğu yetiştiriciliği yapılacak türlere göre yetkilendirilmiş kuruluşlarca belirlenir.
m) Yetiştirme şartları balıkların türler itibariyle doğal davranışlarına imkan vermelidir. Nakliye aşamasında, olumsuz iklim şartlarında ve kuluçkahaneler haricinde sıvı oksijen kullanımı yasaktır.
n) Organik su ürünleri yetiştiriciliğinde, hayvanların genetik yapısı değiştirilemez. Genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve bunlardan üretilmiş ürünler girdi olarak kullanılamaz.
o) Bazı üretim tiplerinin tabiatında olan hususi müdahaleler dışında uygulanan büyümeyi arttırıcı ve üreme devrelerini değiştiren maddeler kullanılamaz. Ancak, canlının sağlığını, dengesini ve davranışlarını etkilememek koşuluyla fotoperiyot uygulaması ile sıcaklık azaltması veya artırılması şeklindeki uygulamalar yetkilendirilmiş kuruluşun izniyle gerçekleştirilir. Fotoperiyot, türün doğal yaşam sahası için bir yıldaki en uzun doğal gün-ışığı uzunluğundan daha uzun olamaz.
p) Organik su ürünleri yetiştiriciliği yapan tüm işletmeler güncel ve muntazam kayıtları tutar.
r) Organik olarak üretilen balıkların yakalanması, boylanması ve kesimi esnasında aşırı stres oluşturmayacak yöntemler uygulanır.
s) Yetiştiricilik ünitesinde mevcut anaçların en az % 20? si her yıl yenilenir.
t) Uygun durumlarda polikültür tercih edilecektir. Kültürü yapılan her bir türün doğal ihtiyaçları karşılanır.
u) Ürün satımından önceki 3 ay kadar süre içinde ilaç verilmiş ise, her türlü balık eti ve yumurtası ile su canlısı veya bunlardan elde edilen ürünler organik ürün olarak satılamaz. Omurgasız organizmalarda geleneksel ilaçların kullanımına müsaade edilmez. Tedavi edici etkisinin bulunması ve tedavi koşullarına uygun olması kaydıyla kimyasal bileşimli ilaç uygulamaları yerine bitkisel ilaçlar veya homeopat ürünler kullanılabilir.


Alabalık Yetiştiricileri için Hibe Destekler

özgüraltan

Alabalık yetiştiriciliği ile ilgilenen değerli meslektaşlarımız,
Son günlerde sizlerden çok sayıda telefon ve mail alıyor, sizleri Hibe Destek Projeleri (TÜBİTAK ve Tarım Bakanlığı tarafından verilen hibe destekler) ile ilgili bilgilendirmeye çalışıyoruz. Bu çabalarımızla ilgili yazılı bilgiler ve proje konularına örnekler vermeyi uygun bulduk. İnanıyoruz ki pek çok üretici meslektaşımızın ilgisini çekecek, bu fırsatları değerlendirmeye çalışacaktır.
Bilgi vermeye çalıştığımız Hibe projeler sayesinde işletme giderlerinizi %40-75 arasında finanse edebilir, ekonomik sıkıntı dönemlerinde zaten yapmakta olduğunuz harcamaları geri alma şansına sahip olabilirsiniz. Aşağıdaki bölümlerde alabalık yetiştiriciliğinde çokça karşılaştığımız üretime ve ticari faaliyetlere yönelik proje konuları hakkında bilgiler vererek işletmeniz için finansal sorunlarınıza nasıl çözümler bulabileceğinizi anlatmaya çalışacağız.
Sorun:
Bilindiği gibi alabalık gerek stres koşullarına dayanıklı, gerekse de düşük yem değerlendirme oranı sayesinde pek çok üreticinin dikkatini çeken bir tatlı su balığı türüdür. Büyütme dönemlerinde su sıcaklığının genellikle 12-14 °C, stoklama yoğunluğunun da metreküpte 20 kg. olması istenmektedir. Bu su sıcaklıklarında ve dengeli besleme faaliyetleri sayesinde alabalık işletmeleri yaklaşık 8-9 ayda balıklarını porsiyon diye tabir ettiğimiz 220-250 g. ortalama canlı ağırlığa getirip pazar aşamasına ulaştırmaktadırlar. Türkiyedeki alabalık işletmelerinin büyük bir bölümü, rakım olarak deniz seviyesinden oldukça yüksekte konumlanmış, soğuk sulara sahip işletmelerdir. Bu işletmelerin bir kısmında su sıcaklığının 7-10 °Cler arasında değiştiği bilinmektedir. Bu işletmeler balıklarını, diğer işletmelere oranla, 45-60 gün sonra pazar aşamasına getirebilmektedirler. Buna bağlı olarak bu tip işletmelerin tükettiği yem miktarı, iş gücü ve bunların sonucunda da işletme maliyetleri diğer işletmelere göre yüksek olmaktadır.
Çözüm:
Soğuk suya sahip işletmelerin çözünmüş oksijen değerleri incelendiğinde oksijen açısından çok zengin oldukları görülmektedir. Bilimsel olarak da kanıtlandığı üzere su sıcaklığı ile çözünmüş oksijen birbiri ile ters orantılıdır; yani su sıcaklığının yükselmesi çözünmüş oksijen değerini azaltan bir faktördür. Düşük su sıcaklığına sahip işletmeler stoklama yoğunluklarını daha yüksek miktarlara çekerek zaman ve iş gücü kayıplarını ürettikleri balık miktarı ile dengeye getirebilirler. Düşük sıcaklıkta ideal stoklama oranının belirlenmesine yönelik planlanacak bir çalışma Türkiyede henüz yapılmamış bir çalışmadır. Bu nedenle yavru balık, yem, çalışan su ürünleri mühendisi/teknikeri, işçi giderleri, su sıcaklığını ve çözünmüş oksijen değerini ölçmeye yarayan multiparametre cihazlarının alımı, varsa danışman için ödenecek ücretlerin %75i hibe olarak geri alınabilir. Örneğin 50 ton/yıl kapasiteli bir işletmeye yılda 220.000 adet yavru satın alınmaktadır (yaklaşık bedeli 45.000 TL). 8-10 ay süresince kullanılan yem yaklaşık 55 tondur (Yaklaşık bedeli 140.000 TL). En az 1 adet su ürünleri mühendisi (yaklaşık bedeli 10.000 TL), 3 adet de işçi (yaklaşık bedeli 18.000 TL) çalıştırılmaktadır. Yılda 50 ton balık üretimi işletmeye 213.000 TLye mal olmaktadır (Diğer giderler-elektrik, su, vergiler, akaryakıt hariç). Örnek işletmemiz, bu projelere başvuru yaparak bu harcamasının 160.000 TLsini hibe olarak geri alabilecektir. Hesap ortada
Benzer çalışma, baraj gölü gibi alanlarda ve ağ kafeslerde alabalık üreten dostlarımız için de planlanabilir. Kapasitesi ve yıllık harcama tutarları yukarıda verdiğimiz örnekten daha yüksek (400.000 TLnin üzerinde) olan işletmeler için Endüstriyel Ar-Ge adını verdiğimiz proje tipleri daha uygundur.   
Alabalık üretiminde hem beton havuzlarda hem de ağ kafeslerde üretim yapan işletmeler de bulunmaktadır. Bu işletmeler için de aşağıdaki gibi bir çalışma planlayabiliriz;
Sorun:
Alabalık, özellikle Türkiyenin iç kesimlerinde severek tüketilen bir balıktır. Beton havuzlarda yapılan yetiştiricilik uygulamalarında balıklara ticari yemden başka bir yem verilmemekte, dolayısı ile balıkların verilen yemin dışında bir besin faktörü ile beslenmesi mümkün olmamaktadır. Oysa ağ kafeslerde verilen yemin dışında göletin içerisinde canlı yem materyali de bulunmakta, balıklar ticari yemin yanı sıra bu doğal canlılarla da beslenebilmektedir. Üreticiler ağ kafeslerde beslenen balıkların daha az yem tükettiğini iddia etmekte, tüketiciler ise alabalık satın alırken yetiştirildiği ortamı da merak etmekte, bazıları havuz balığının bazıları da kafes balığının daha lezzetli olduğunu iddia etmektedir.
Çözüm:
Hem ağ kafeslerde hem de beton havuzlarda üretim yapan işletmeler, yetiştiricilik yaptıkları ortama göre balıkların büyüme gelişme verilerini takip etmek ve bu ortamlarda yetiştirilen balıkların et kalitesi ile ilgili bilgilere sahip olabilmek, bu bilgileri kıyaslayabilmek için bu projelerden yararlanabilirler. Çalışma süresince belli deneme grupları için satın alınacak yavru balık, harcanacak yem, personele ödenecek ücret, yaptırılacak analiz bedelleri ve varsa danışmana yapılacak ödeme %75 oranında destek alacaktır. Bunun dışında çalışma için ağ kafes, tekne vb. yardımcı ekipman alınması hedefleniyorsa bunlar için verilecek destek %40 olacaktır.
Yukarıda örneğini sunduğumuz çalışma bir beton havuz üreticisi ile bir ağ kafes üreticisi iki alabalık şirketi tarafından ortaklaşa olarak sunulabilir ve desteklerden yararlanılabilir. 
Portföyümüzdeki diğer çalışma konuları, proje başvuruları ve teknik destek için Dr. Özgür ALTAN (GSM: 0.533. 364 73 63, e-posta: ozgur.altan@ege.edu.tr) den bilgi alabilirsiniz. İşlerinizde başarılar dileriz.


Kırmızı benekli alabalık için üreticilere teşvik
Giresun Çevre ve Orman Müdürü Ali Hıdır, Giresun ve yöresinde kırmızı benekli alabalık üretimini yapan balık çiftliği işletmelerine teşvik vereceklerini söyledi.
 Hıdır, CİHAN muhabirine yaptığı açıklamada, kırmızı benekli alabalığın yöreye has olduğunu belirtti. Müdürlük olarak 3 yıldır Giresun´un akarsularında kırmızı benekli alabalığın popülasyonunu artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Hıdır, gelecek yıllarda projede başarılı sonuçlar alacaklarını ifade etti. Giresun´da kültür balıkçılığının son yıllarda hızla gelişme gösterdiğini ifade eden Hıdır, bu potansiyelden kırmızı benekli alabalık yetiştirilmesinde de yararlanma adına proje geliştirdiklerini dile getirdi.
Giresun Çevre ve Orman Müdürü Ali Hıdır, Giresun ve yöresinde kırmızı benekli alabalık üretimini yapan balık çiftlikleri sahiplerine verecekleri teşvikle ilgili şunları söyledi: "Mahalli imkanlarla var olan kültür balık havuzlarının içinde kırmızı benekli alabalıkları nasıl geliştirebiliriz ve vatandaşlarımızı alabalık yetiştiriciliğine teşvik amaçlı olarak çalışma başlattık. Müdürlük olarak bir proje hazırladık. Bu projemizi İl Özel İdaresine sunduk. İl Özel İdaresinden de projemize 2010 yılında uygulanmak üzere mali destekte aldık. Proje kapsamında havuzlarda kırmızı benekli alabalık üretebilen işletmelere teşvik vereceğiz. destek vereceğiz. Böylelikle hem kültür balıkçılığına katkı sağlayacağız, hem de derelerde asıl kırmızı benekli alabalığın gelişimini sağlamayı amaçlıyoruz."
Birkaç kültür balıkçılığı yapan işletmecinin kırmızı benekli alabalık yetiştiriciliği yapmayı planladıkları yönünde kendilerine bilgilerin ulaştığını, bunun da kendilerini memnun ettiğini vurgulayan Hıdır, "Gelecekte alabalıklar derede olta ile avlanmaya geldiği zaman doğan dengelenin sağlanması noktasında derelerimiz eski güzelliğini alacaklardır." diye konuştu.
(CİHAN)
http://www.samanyoluhaber.com/ekonomi/Kirmizi-benekli-alabalik-icin-ureticilere-tesvik/438040/

Haberin Kaynağı için Tıklayınız..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder